Kedi beslemenin insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkisi

Açıklama: ''İnsanlar hoşlandıkları bir işle uğraşırken dinlenirler. Evcil hayvanlarla etkileşim gündelik hayatın olumsuzluklarına karşı koruyucu kalkanımızdır: Eve hayvan girişine izin vermek sizi özel biri yapar. Ev denen mekanda kabul görmek evcil hayvanlar için de bir ayrıcalıktır. Bir canlının ihtiyaçlarını karşılarken aranızda duygusal bir alışveriş vardır. Bu sorumluluğu sürdürebilmekse insanı yeniler. Bir hayvanı yakından tanırken kendinizi de daha iyi tanıdığınızı fark edersiniz.''
Kategori: Güncel Haber
Eklenme Tarihi: 23 Mart 2007
Geçerli Tarih: 23 Eyll 2017, 14:03
Site: Haberkulesi.com
URL: http://www.Haberkulesi.com/haber_detay.asp?haberID=11


Mırıltılarını dinledikçe bizi mutlu eden kedilerimiz, duygusal dengemizi korumamıza yardımcı olurlar.


Yorgun ve sıkıntılı bir günün sonunda hangimiz kedisine sarılıp tüylerini okşamak istemez ki? İnsan psikolojisini etkileyen kediler, aynı zamanda bizi eğitebilirler de.

Özellikle çocukların küçük yaşlarda hayvan sevgisini öğrenmeleri paylaşım, saygı duyma, kendinden başka canlıları farkında olma ve empati kurma açısından çok önemlidir.


Ancak bazı çocukların hayvanlara vahşice davrandıklarına tanık oluyoruz. Burada ailenin rolü nedir?


İleriki yıllarda çocuktaki bu davranış kendini ne şekilde gösterir? Kedileri köpekleri her gördüğünde 'Yaklaşma, ısırır' şeklinde uyarı alan çocuklar ileride hayvan sevebilir mi?

Psikiyatrist Doktor Mükerrem Güven ile yapılan röportajda Mükerrem Hanım ile kedi ile yaşamanın psikolojik yararlarını, fobileri ve ailelerin çocuklara hayvan konusundaki yaklaşımlarını konuştuk

Biraz sizi tanıyabilir miyiz?
Kedili kadınlarından ilham aldığım Komet gibi Çorum'luyum. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra aynı üniversitede ruh sağlığı ve hastalıkları dalında uzmanlaştım. Uzmanlık tezimin ön hazırlıklarını Londra'da örnek hizmet veren bir klinikte tamamladıkran sonra "şizofreni hastalarının yaşam kalitesini artırmak" üzerinde çalıştım. Halen aynı üniversitenin Sağlık Kültür ve Spor Dairesinde görev yapmaktayım. Ayrıca özel kuruluşlara iş psikolojisi konusunda danışmanlık hizmeti veriyor, motivasyon grupları düzenliyorum.

Kofi nasıl hayatınıza girdi?
Kedilerle zaman geçirmekten büyük zevk alsam da, bağışıklık sistemimde sorun olduğu için bahçemizde yaşayan kedilerle yetinmek zorundaydım. Ta ki, Kofi ile tanışana dek... İki yıl önce sağ arka bacağı kırık kara bir kedi yavrusu buldum. İsteseydi kendini kimseye göstermeden bir köşede ölebilirdi, o yaşamayı seçti... Oğlum ismini ''Paramparça Aşklar, Köpekler'' filminde izlediğim, barışçı bir ''rottweiller'dan aldı. Kofi ürkek bir kedidir, ama ben yanındayken aslan kesilir. Şişman sayılmasa da, iyi bir aşçı olup olmadığınızı kokunuzdan anlar, o bir gurmedir. Oyuncak bulmak onun için kolay; kukla oynamak, yatağa ceviz taşımak, balkonda serçe avlamak hobileri arasındadır.


Evcil hayvanlar arasında özellikle kedi sevmenin, okşamanın stres attırdığı söylenir. Evde genel anlamda evcil hayvan beslemenin insan psikolojisine katkısı nelerdir?


İnsanlar hoşlandıkları bir işle uğraşırken dinlenirler. Evcil hayvanlarla etkileşim gündelik hayatın olumsuzluklarına karşı koruyucu kalkanımızdır:

Eve hayvan girişine izin vermek sizi özel biri yapar. Ev denen mekanda kabul görmek evcil hayvanlar için de bir ayrıcalıktır. Bir canlının ihtiyaçlarını karşılarken aranızda duygusal bir alışveriş vardır. Bu sorumluluğu sürdürebilmekse insanı yeniler. Bir hayvanı yakından tanırken kendinizi de daha iyi tanıdığınızı fark edersiniz. Kendini iyi tanıyanların stresle baş etmek kolaylaşır.

Kedi okşamaya gelince� Bedensel açıdan dengede kalmak gibi duyusal açıdan da dengede kalmaya ihtiyacımız vardır. Hayatın hızla akışı içinde kendimize has duyusal dengemizi koruyamayabiliriz. Bazen fazla bazen de az uyarana maruz kalırız. Kedilerin bedenlerini kullanırken denge cambazı oldukları gibi, duyusal dengelerini korumakta da sihirbaz gibidirler.


Kedi diğer evcil hayvanlardan ayrıcalıklı olarak, ne kadar uyarana maruz kalacağını kendi belirler. İstediği zaman, istediği kadar dokunabilirsiniz, sizinle oynamak isterse oynar. Gün boyu evde yalnız kalmış, sizi özlemişken çıkageldiğinizde; stresinizi almaya yetecek enerjiyi toplamış olan kediniz tarafından sabırsızlıkla bekleniyorsunuzdur.

Kediniz duyusal dengenizi koruyabilmek için nasıl davranacağını bilir, bilgeliği de bundandır.


Bazı çocukların hayvanlara karşı aşırı derecede vahşi olduğunu görüyoruz. Oyun olsun diye hayvanlara çeşitli işkenceler yapıyorlar. Bu davranışların gelişmesinde ailelerin rolu nedir? Bir çocuğun evcil hayvan ile büyümesinin yararları neler olabilir?


Çocuklar oynayarak öğrenirler.
Her birimiz hayvan sever olarak doğarız, hayvanlarla oynama onlarla birlikte büyüme şansını sahip olan çocukların kolay ve iyi iletişim kurabilen, barışçıl, sevecen, dışadönük, yumuşak başlı olmalarını beklerim.

Ebeveynlerin eksik oldukları konularda hayvanların daha donanımlı olduğunu varsayarak, çocukların büyürken daha az sorun yaşayacağını söyleyebilirim.
Bu yaşların sağlıklı tepkisini Piyale Madra ne güzel anlatmış: ''o yaşlarda kovalayabildiğim tek şey kedilerdi, ben de kovalardım''.


Oyun çoşkusuyla hayvanlara eziyet etmek ise daha çok erkek çocuklarda �güç gösterisi� olarak ortaya çıkmaktadır ki; onaylanması düşünülemez. Okula başlama yaşlarında, hemcinslerle dayanışma, sosyal ilişkiler de önem kazanır. Somut düşünce yapısı hakim olan gruplarda kabul görmek için cesaret, güç gösterisi isterler. Soyut düşünce yeni yeni gelişmektedir, karşıdaki ne hissediyor anlamaya (empati kurma) başlanır. Oyunlarda çocuklar birbirlerine canlı cansız ayrımını, gerçek hayal arasındaki farkları öğretirler.

Hayvanlara işkence yapanlar grup dışında kalmamak için bu davranıştan vazgeçerler. Ben merkezciyken empati yapabilir hale gelmekte hayvan sevgisi önemli bir rol oynar. Bir canlının sorumluluğunu almak çocuk için büyümekle eş anlamlıdır. Hayvan sevgisi eksik olan bir ailede yetişen çocuklar bu açıdan şanssızdır.

Kendinden güçsüz hayvanlara eziyet eden çocuk, başta yaptığının bilincinde değilken ağır cezalar uygulamak bu davranışı pekiştirebilir. Ayrıca ailede şiddet varsa, güçlü güçsüze eziyet ediyorsa, çocuğun bu davranışları benimsemesi ve ciddi davranış bozuklukları geliştirmesi beklenir.

Anne babanın, "Köpeğe sakın yaklaşma, ısırır, kediye yaklaşma, tırmalar..." şeklindeki korkutmaları ileride ne gibi sorunlar çıkarabilir?
Hayvanlara karşı tutumumuzu yakın çevremiz belirler. Çünkü insan yavrusu canlı cansız herşeyi kendi uzantısı sandığı ilk yaşlarında hayvanlarla tanışır. Canlı ya da oyuncak olsun hayvanlarla oynarken büyüklerinden aldığı tepkiler onun hayvanlara karşı nasıl bir tutum geliştireceğini belirler.

Çocuk bir kediye elini uzatırken annesi çocuğu koruma içgüdüsü ile bağırırsa, kedi korkup çocuğu yaralayabilir. Böyle olmasa dahi duygusal açıdan örselenebilir, hayvanlardan kaçınmaya başlar. Bu olumsuz koşullanmadan sonra "sakın yaklaşma, ısırır, tırmalar..." şeklindeki korkutmalar devam etmezse, çocuğun hayvanlarla ilgili kaygısı giderek azalacak, bu olumsuzlu yaşantı etkisini kaybedecektir. Aksi takdirde, çocuğun kalan yaşamında kedi, köpek, örümcek korkusu gibi özgül fobiler, hastalık takıntıları, hayvanlara işkence yapma şeklinde davranış problemleri gibi ruhsal ve sosyal sorunlarının olması mümkündür.

Bir kediyle ilişki kurmak sizce ne demektir?
Bir kediyle ilişki kurmak hiç büyümeyecek bir çocuğa sahip olmak demektir. Kediniz size bağlandıktan sonra onu yarı yolda bırakmanız hayvan severliğe sığmaz. Çocuğunuza duyduğunuz aşkta olduğu gibi, asla büyümeyen kedinize koşulsuz sevgi ve bakım verirsiniz. Kedi istemezse özverinize rağmen sizinle yaşamaz. Eğer sizinle yaşamayı seçerse, bağlılığınız ödüldür.


Evde kedi beslemekle herhangi bir hayvanı beslemek arasında sizce fark var mıdır?

Evet ufak tefek farklar vardır: :)

Siz değil kediniz sizi seçer; kaplumbağanızın sizi tercih etme şansı var mıdır? Sizi kapılarda karşılar; balığınız size hoş geldin diyebilir mi?


Yemeğinin bir kısmını yemeyip sonraya saklayabilen çelik irade kedinizden başka hangi ev hayvanında var, tavşan da mı, kuşta mı?
Sonsuz oyunculuk yeteneği başka kim de var, hamsterde mi?

Kedi inadına temizdir. Muhabbet kuşuna tuvalet terbiyesi verebilir misiniz?


Birisinden hoşlanmazsa, ilgisiz kalarak tepkisini belli eder, köpekler böyle bir durumda basar yaygarayı. Hangi cins köpek bir sokak kedisi kadar bilge olabilir? Siz hastayken ayak ucunuzda sessizce bekleyen kediniz, kendi hasta olduğunda size hastalık bulaşmasın diye gizlenir. Hangi evcil hayvan sizin ruh ve beden sağlığınıza böyle özen gösterir?

Kedinizin kişiliğinizden etkilendiğini düşünüyor musunuz ya da siz kedinizden etkileniyor musunuz?

Kedim bana hayran, ben de ona... Birbirimize çok benziyoruz. Onu şımarttıkça ödülümü fazlasıyla alıyorum; bir şey isterken söylemesi gereken sihirli sözcüğü öğrendi, bana ''annnnemm'' diye seslenmeyi...

Yalnızca bir konuda kişilik çatışmamız var: ben uzun yürüyüşlerden hoşlanırım, o da evde yalnız kalmaktan hoşlanmaz. Çözüm birlikte dolaşmakta bulduk. Çıkacağımızı fark edince çaresiz teslim olur. İstemeye istemeye kangurusuna girer, tasmasını bağlarız; patileriyle sıkı sıkı belime sarılır, gözlerimin içine bakar �ben hazırım� der. Etrafı merakla izler olağan dışı bir şey yoksa rahatlar, gerçi kucağımda olmaktan her koşulda memnundur. Onun için yürüyüşü kısa tutarım, arabayla şehir turu atarken keyiflenir. Arabada güvendedir artık; yorgun patileri gevşer, huşu içinde şehri koklarız.



Hayvan fobisi olan ya da kediden korkan insanların bu korku hayatlarını etkiliyor. Bunun nedeni ne olabilir? Bu korkuyu yenmek için ne gibi yöntemler önerilebilir? Eve kedi alıp beslemeye başlamanın dışında bir yol var mıdır? 


Kediden korkanların Türkiye'de işleri zor. Çünkü; bu ülkede kediler diğer evcil hayvanlardan daha çok seviliyor, çoğunlukla evde kedi tercih ediliyor. Hayatınız etkileniyorsa korku hastalık düzeyindedir ve tedavi edilmelidir. Örneğin; fareyle sık sık karşılaşmıyorsanız, fare korkusu tedavi edilmeden kalabilir, ama kediyle hemen her gün karşılaşırız. Kedi ile karşılaşma olasılığı olan yerlere gitmemekle başlayan kişinin yaşam alanındaki daralma, sosyal yaşantıları sınırlandırır. Bu duruma izin vermeden korkunun üzerine gidilmelidir. Terapist önce hastanın kedi resimlerine bakabilmesine, ardından dokunmasına yardımcı olur. Bu aşama başarıldıktan sonra, bir süre kedi ile aynı ortamda kalmaları sağlanır. Terapist önce kediye dokunarak hastayı kediye dokunma konusunda yüreklendirir, kediye rahatça dokunabilen birey artık hasta değildir. Evde kedi beslemeye gelince artık tercih meselesidir. Tedavi amaçlı eve kedi almak, yerine, bir terapistten fikir alın derim.

Kedi insanlarda aşırı takıntı haline gelebilir mi? Bunun boyutu nereye ulaşırsa tehlikeli olabilir?

Zaman zaman ''Hayvanları insanlardan daha çok seviyorum'' demeyen, hayatın ağır sorumluluklarından yakınmayan yoktur. İnsanlararası ilişkileri bozuk olanlar hayvan sevgisi ile yalnızlıklarını olumlamaya çalışırlar. Şiddet (kedilere zarar veren köpekleri öldürme gibi), birincil sorumlulukların ihmali (eşin çocukların ihmali, onlar açken sokak kedilerini besleme), çökkünlük hali (kendine bakımının bozulması, halsizlik, isteksizlik hali) sosyal ilişkilerde gerileme (içe kapanma) varsa bir uzmana danışın.



Psikiyatride tedavi amaçlı hayvanlar kullanılıyor mu? Kedinin bu tedavilerde bir rolu var mı?

Otistik çocukların tedavisinde yunuslar, özgül fobilerde korkulan hayvanlarla ilgili görüntüler kullanılmaktadır. Kediyi tedavi edici olarak özgül fobilerde kullanmaktayım.

Sizce kedilerle telepati kurulabilir mi?

Kedilerin sezgileri güçlüdür. Sahipleri ile aralarındaki bağ o denli güçlüdür ki, aynı anda aynı şeyleri hissetmeleri olasıdır. Sizi geliş saatinizde kapıda bekler sizi özler... Neden daha fazlası olmasın? Telepati denilen bağ da iki kişi arasında kurulmaz mı?

Kedilerin işitme duyularının hassasiyetini biliyoruz. Bir Kızılderilinin Newyork�ta kaç blok ötedeki cırcır böceğinin sesini duymasında olduğu gibi algıda seçicilik de önemlidir. Kedilerin keskin işitme duyuları algıda seçicilikleriyle güçlenir.

Kedim kaybolduğunda şartlı tepki oluşturmak için; her gün aynı saatte belli bir yere mamasını bıraktım ve bekledim. Yaralı halde sürünerek ölmeden önce bana ulaştı. Onu beklediğimi, hala istediğimi bir şekilde hissetti ve belli ki doğa üstü çaba sergiledi. Seslere olan duyarlılıkları ve gelişmiş yön duyguları ile bu ileri yaratıklar gizemlerini ve vahşi özelliklerini koruyorlar.

Alıntı: www.kedigen.com