DOLAR 18,6443 0.02%
EURO 19,4227 -0.04%
ALTIN 1.051,02-0,01
BITCOIN 3077900,00%
İstanbul
10°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Beyaz Haber Ajansı

Beyaz Haber Ajansı

26 Kasım 2022 Cumartesi

Kadıköy’de Kadın Dayanışması İçin Güç Birliği

Kadıköy’de Kadın Dayanışması İçin Güç Birliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kadıköy Belediyesi ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) arasında “Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı” projesi, 26 Kasım Cumartesi günü Fenerbahçe Khalkedon’da düzenlenen protokol imza töreniyle Kadıköy’de hayata geçti.

 

Ayrımcılıkla mücadele, eşitlik, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve kadınların güçlenmesine yönelik politikalarıyla her geçen gün yeni projeler hayata geçiren Kadıköy Belediyesi ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı, şiddetsiz bir dünya kurmak amacıyla çalışan TKDF arasında “Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı” projesi için işbirliği protokolü imzalandı. Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı ve TKDF Başkanı Canan Güllü’nün imzaladığı protokol ile TKDF’nin geliştirdiği ve öncülük ettiği “Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı” projesi Kadıköy’de de hayata geçti. Protokol Kadıköy Belediyesi çalışanları ve Kadıköy ilçesinde yaşayan vatandaşların, şiddet ve istismar vakalarında ihtiyaç duydukları hukuki, psikolojik ve sosyal destek mekanizmalarına erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. 

 

 “MERKEZİ HÜKÜMETİN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN ÇIKMASI BİZİ BAĞLAMAZ”

Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı, yaptığı konuşmada her türlü kadın hareketinde her zaman birkaç adım önde olduklarını ve İstanbul Sözleşmesi’nden merkezi hükümetin imzasını çekmesinin kendilerini bağlamadığını, sözleşmenin her kelimesine, virgülüne, noktasına sahip çıkacaklarını söyledi. Odabaşı sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadıköy kadın hareketinde, kadının olduğu her oluşumda birkaç adım öndedir. ILO 159’un bazı maddelerini de biz toplu iş sözleşmesine koyduk. Özellikle aile içi şiddet, kadına şiddet, taciz gibi ana başlıklar bizim hem memurlar hem de işçilerle yaptığımız toplu iş sözleşmelerimizde var. Benim dileğim, şu an burada imzaladığımız bu protokol hiç uygulanmasın. Kadıköy’den tek bir telefon gelmesin bu projeye. Türkiye’nin hiçbir yerinden bu hat aranmasın. İstanbul Sözleşmesi’nde merkezi hükümetin imzasından vaz geçmesi bizi bağlamaz. Nasıl ki Paris İklim Anlaşması’nın imzalanmasının ertesi günü Kadıköy Belediyesi iklim ve çevreyle ilgili çalışmalara başladıysa, İstanbul Sözleşmesi’nde de bir imzanın kalkması bizi bağlamaz. Biz İstanbul Sözleşmesi’nin her kelimesine, virgülüne, noktasına sahip çıkacağız.” dedi. 

 

 “KADIKÖY BİZİM GÖZBEBEĞİMİZ”  

TKDF Başkanı Canan Güllü ise konuşmasında Kadıköy’ün gözbebekleri olduğunu ve Kadıköy Belediyesi ile uzun yıllardır çalıştıklarını söyledi: “Kadıköy bizim gözbebeğimiz. Kadıköy Belediyesiyle çok uzun zamandır birlikte çalışıyoruz, beraber yol arkadaşlığı yapıyoruz. Çok uzun zamandır da 55 belediyeyle birlikte iyi örnekleri oluşturmaya çalışıyoruz. Türkiye’de hızlı koşmamız gereken bir süreci birlikte koşuyoruz.” dedi. Güllü projeye ilişkin de şunları söyledi: “Projemiz kadına şiddetin tamamen önlenmesine yönelik oluşturulmuş bir projedir. Şiddet ve istismara maruz kalmış kişiler acil yardım hattımızı aradığında telefonu konusunda uzman ekiplerimiz açıyor ve ihtiyaçlar doğrultusunda mevcut hukuki, psikolojik danışmanlık ve sosyal destek mekanizmalarına yönlendirilmesi sağlanıyor. Ayrıca anlık şiddet söz konusu ise önleme mekanizmalarını yani kolluk kuvvetlerini oraya yönlendiriyoruz. Her hangi bir şiddete maruz kalmamış ama bu konuda bilgi sahibi olmak isteyenler de bu hat üzerinden bilgilenebiliyorlar. Bu konuda herkes 02126569696 – 05496569696 numaralı hattımıza ulaşım sağlayabilir. Projenin bir de telefon uygulaması var. Bu uygulamadan da bize ulaşılabiliyor. Örneğin kadına şiddetin yoğun olduğu yerlerde, ekonomik koşulları dolayısıyla kadınların telefonlarında aramaları için kontürleri olmayabiliyor. O noktada bu uygulama ile bize ulaşabiliyorlar. Bizim bu uygulamamızla birlikte aynı zamanda devletin KADES uygulamasını da kullanarak şiddet mağduru kadınlar hızlıca erişim sağlayabilirler. 3’er aylık periyotlarda düzenlediğimiz bilgilendirme raporlarıyla da ilçe sınırlarındaki vaka istatistikleri ile şiddet ve istismarla mücadele alanındaki önerilimizi belediye ile paylaşarak birlikte bu vakaların yinelenmemesi ve tamamen önlenmesini sağlayacağız.” 

 

Proje Kadıköy Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü ile TKDF’nin himayesinde ilçede sürdürülecek. Acil Yardım Hattı’nın temel amacı kadınlar şiddete uğradıktan sonra ya da şiddet öncesinde nerelere başvurabilecekleri, nasıl yardım alabilecekleri konusunda uzman ekiplerden yardım alabilmesine dayanmaktadır. 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş: Felaket Gelmeden Önlem Alınmalı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş: Felaket Gelmeden Önlem Alınmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş, Düzce’de meydana gelen ve Sakarya’da hissedilen deprem sonrası uyarılarda bulunarak, “Felaketler yaşanmadan Sakarya olası afetlere hazır hale getirilmelidir. Yoksa yaşanacak bir felakette kapanmayacak yaralar açılacaktır” dedi.

 

Merkez üssü Düzce’nin Gölyaka ilçesi olan ve 5.9 büyüklüğünde meydana gelen deprem Sakarya’da dahil çevre illerden de hissedildi. CHP Sakarya İl Başkanı Ecevit Keleş yaşanan deprem sonrası geçmiş olsun dileklerini ileterek, uyarılarda bulundu.

 

ACI GERÇEĞİ BİR KEZ DAHA YAŞADIK

Yaşanan depremin büyüklüğünün 5.9 büyüklüğünde olmasına rağmen Düzce’de birçok ev ve işyerinin zarar gördüğünü ve 72 kişinin yaralandığını söylen Başkan Keleş, Sakarya’da da 45 yapıda deprem sonrası hasar oluştuğunu ifade etti. Depremin büyük bir korku ve paniğe neden olduğunu aktaran Başkan Keleş, “Bir kez daha gördük ki ülke olarak olası bir afete hazırlıklı değiliz. 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi, Düzce Depremi ve kısa süre önce ülkemizde yaşanan Van, Elazığ ve İzmir depremlerinde yaşanan acılar hala hafızamızdan silinmedi. Ülke olarak bir deprem ülkesi olduğumuz gerçeği önümüzde duruyor. Bu yüzde de acilen başta Marmara bölgesi olmak üzere ülkemizin her noktasının olası afetlere hazır hale getirilmesi gerekiyor” dedi.

 

DEPREM GERÇEĞİNİ GÖRMEZDEN GELMEYİN

1999’daki Marmara Depreminde Sakarya’da 3 bin 891 kişi ölürken, yıkılan binaların enkazında çok sayıda vatandaşımız yaralandı. Daha sonra 12 Kasım 1999’da meydana gelen depremde yine Sakarya’da aynı acıları yaşadık. Son olarak ise merkez üssü Düzce Gölyaka olan depremde bir kez daha sarsıldık, korkuya ve paniğe kapıldık. 1999’de Marmara Depreminin üzerinden 23 yıl geçti. Aradan geçen 23 yıla karşı bir daha anladık ki 5.9 büyüklüğündeki bir depreme dahi Sakarya hazır değil. İlimizi yıllardır yöneten yetkililer hiçbir önlem almadığı gibi kentsel dönüşüm ile ilgili bir çalışma da görmüş değiliz. Yıllardır yaptıkları projeleri anlatanlar maalesef deprem gerçeğini henüz idrak edemedi. İdrak edebilmiş olsalar aynı acıları Sakarya halkının defalarca yaşamalarına izin vermezler. Buradan bir kez daha uyarıyorum. İlimizde depreme dayanıksız tüm binalar gözden geçirilmeli gerekirse yıkılmalı ve vatandaşlarımızın daha güvenli ve depreme dayanıklı evlerde yaşamaları için destek olunmalıdır. Felaketler yaşanmadan önlem alınmalıdır. Çünkü yarın daha çok geç olabilir” dedi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Elif Aslı Yıldız, sektör profesyonellerine seslenecek

Elif Aslı Yıldız, sektör profesyonellerine seslenecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kalite ve Ürün Deneyimi Semineri, 28-29 Kasım'da gerçekleştirilecek. Kader anı ve 'kader anına etki eden unsurlar üzerine hazırlanan seminerde Patiswiss Çikolata Ceosu Elif Aslı Yıldız da başarı hikâyesiyle konuşmacı olacak. Yıldız’ın konuşacağı ‘Ürün tasarımı’ oturumunda ayrıca tüketici eğilimleri, iyi uygulama örnekleri, iyi beslenme, iyi yaşam için ürün tasarımı gibi konular da masaya yatırılacak.

 

E-burun tanıtılacak

Karma Grup tarafından düzenlenen Kalite ve Ürün Deneyimi Semineri, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü ev sahipliğinde üniversitenin Maslak'taki yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Seminerde, insan koku alma duyusunu simüle ederek çalışan, gıdada coğrafi orijini tespit edebilen ‘E-Burun’ da tanıtılacak.  

 

Tüketici ve kalite algısı tartışılacak

Seminer hakkında bilgi veren Patiswiss Çikolata Ceosu Elif Aslı Yıldız, “Tüketici ve tüketici davranışları ile global trendlerinin odağa alındığı seminerde sektör profesyonellerin yanı sıra İstanbul Teknik, Ankara, Süleyman Demirel ve Okan üniversitelerinden akademisyenler de yer alacak. Seminerde, 'Tüketici satın alma sürecini ne etkiler?' sorusuna yanıt aranacak. Ürün Tasarımı, Tasarım Sürecinin Detayları, Ürün ve Kalite Kültürü, Duyusal Analiz Temel Bilgilendirme başlıklarında oturumlar gerçekleştirilecek. Katılımcıların tüketici ve kalite algısı için bir araya geleceği seminerde ben de konuşmacı olarak yer alacağım” dedi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Zeytini merkezine alan ilk çocuk festivali İzmir’de yapıldı

Zeytini merkezine alan ilk çocuk festivali İzmir’de yapıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Urla’daki Köstem Zeytinyağı Müzesi’nde düzenlenen Zeytin Çocuk Festivali’nde zeytin fidanları toprakla buluştu. Çocuklar adına zeytini merkezine alan ilk festival olma özelliğine sahip etkinlikte engelli minikler de yer aldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle 26 Kasım Dünya Zeytin Günü’nde “Zeytin Çocuk Festivali” düzenlendi. Urla’daki Köstem Zeytinyağı Müzesi’ndeki festivale İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü işbirliğiyle engelli minikler de katıldı. Nohutalan’daki Köstem Organik Çiftliği’ne giden çocuklar burada zeytin fidelerini toprakla buluşturdu. Ardından Köstem Zeytinyağı Müzesi’ni gezdi.

Çocuklar adına zeytini merkezine alan ilk festival olma özelliği taşıyan programa müzenin kurucuları Dr. Levent Köstem ve eşi Güler Köstem ev sahipliği yaptı. Festivale İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ertuğrul Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Projeler Dairesi Başkanı Anıl Kaçar, İzmirli minikler ve aileleri katıldı.

“Onlar bizim geleceğimiz”
Festivalde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Özuslu, “Bu tabloyu görünce inanılmaz mutlu oldum. Çocuklarla zeytin fidanı dikerken gözlerindeki ışıltıyı gördüm. Çocukların diktiği o fidanlar bizim geleceğimiz, o çocuklar bizim geleceğimiz. Levent Köstem ve sevgili eşi muhteşem bir eser bırakmış. Köstem Zeytinyağı Müzesi kalıcıdır, geleceğe bir mirastır. Levent ağabey ve sevgili eşine binlerce kere hem şahsım hem İzmir Büyükşehir Belediyesi adına teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

“Binlerce yıldır zeytin var”
Güler Köstem ise müzeyi öncelikle çocuklar için yaptıklarını belirterek “Emekli bir öğretmenim ve çocukları özlüyordum. Eğer bu müze biterse çocuklarla beraber olabilirim diye düşünmüştüm. Çok şükür bitti. Ve çocuklar buraya geliyor, ben seve seve anlatıyorum. Müzenin amacı zeytinin hikâyesini anlatmaktır. Biz çocukken kimse bize zeytinin hikâyesini anlatmadı. Büyüyünce fark ettim ki, bu büyük bir eksiklik. Bu ülke için, gelecek için büyük bir eksiklik. Zeytin bu topraklarda çok eskiden bu yana
var. Şu an maalesef beton için yok ediliyor ama biz ve özellikle çocuklarımız zeytine sahip çıkacak” dedi.

 

Festival programı kapsamında Yaşar Üniversitesi Gastronomi Bölümü öğrencileri ile zeytinli pizza, kilden kandil yapımıyla ilgili etkinlikler düzenlendi. Ayrıca minikler “Zeytine Dokunuş” resim sergisini gezdi.

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Audi dronla meyve bahçelerini takip ediyor

Audi dronla meyve bahçelerini takip ediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Audi Çevre Vakfı’nın desteğiyle 2018 yılında başlayan insansız hava araçlarıyla (Drone) tarım arazilerinin takibi ve gözlemlenmesi araştırması ilk sonuçlarını vermeye başladı.

 

Yaklaşık 10 hektarı çayır alan olan yaklaşık 500 hektarlık bir arazideki meyve ağaçları dronlar tarafından takip edildi, otomatik olarak sınıflandırıldı ve değerlendirildi. 

 

Kapsamlı dijital izleme çalışması sonucunda ağaçların sağlık durumları, canlılıklarını iyileştirmek için hedeflenen bakım önlemleri gibi bilgiler de alındı.

 

Audi Çevre Vakfı ve Heidelberg Üniversitesi işbirliğiyle 2018 yılında hayata geçirilen dijital gözlem çalışması ilk sonuçlarını vermeye başladı. Yaklaşık 500 hektarlık arazi üzerinde defalarca turlayan dronların topladıkları veriler değerlendirildi. 

 

Dronlardan elde edilen veriler neticesinde, arazideki mevcut meyve ağaçlarının yüzde 20'sinin acil bakıma ihtiyacı olduğu, yaklaşık yarısının daha az bakıma ihtiyacı olduğu ve yüzde 28'inin bakıma ihtiyaç duymadığı sonucu ortaya çıktı. Arazide bulunan meyve ağaçlarının üçte ikisi elma geri kalan ise armut, ceviz, erik ve kiraz ağaçlarından oluşuyor. Yapılan gözlemler neticesinde arazide bulunan tüm ağaçların öncelikle düzenli budama gibi uygun bakımı almaları sağlanmış oldu. Diğer yandan ağaçların canlılığının iyileştirilmesi, evcil hayvanların ve böceklerin yaşam alanlarının korunarak, arazinin uzun vadede biyolojik çeşitliliğe sahip olmasını da yardımcı olundu.

 

Fotosentez yoğunluğunu değerlendirmek için multispektral görüntüler

Proje süresince karşılaşılan en büyük zorluk, dronlardan alınan devasa veri hacmi oldu. Her iki saniyede bir fotoğraf çeken dronlar, yaklaşık 120 bir görüntü gönderdi. Tüm bu verilerden geçerli bir genel tablo oluşturmak da ciddi bir bilgi işlem gücü gerektirdi. Dron görüntüleri haricinde işlenmesi gereken başka bilgiler – örneğin ağaç tepesi yoğunluğu, ölü odun oranı veya yeni sürgünlerin uzunluğu- ve havadan alınan multispektral görüntüler de analize dahil edildi. Böylece ağaçlardaki fotosentez yoğunluğu hakkında bilgi sağlandı. 

 

Çevrimiçi veritabanı aracılığıyla ağaç sponsorluğu

En başından itibaren çevre eğitimini hedefleyen proje, bu sonuçlar sayesinde okullarda öğretim amaçlı kavram ve kültürel manzarayla ilgili farkındalık yaratmaya da destek oluyor. Sonuçların yayınlanmasıyla birlikte projeye olan ilgi de arttı. Bölgede yaşayanlar, özel bir platform aracılığıyla meyve ağaçlarına sponsor olabiliyor ve bakımını üstlenebiliyor. Bir çevrimiçi haritalama hizmeti de sunan platform, web tabanlı bir coğrafi bilgi sistemi (WebGIS) sayesinde insanların etkileşimde bulunmalarına da olanak tanıyor.

 

Proje, bireysel katılımı ve çevre eğitimini teşvik ediyor

Modern teknolojilerin kullanımını bir koruma zihniyetiyle birleştiren Audi Çevre Vakfı’nın bu projesi, bilimsel uzmanlığı çevre eğitimi ve bireysel katılım ile birleştiren önemli bir örnek. Yerel halk, aktif katılım yoluyla yeni bilgiler edinirken, sponsor oldukları ağaçların meyvelerini toplayarak çalışmalarının karşılığını da alıyor. 

Kaynak: (BYZHA) – Beyaz Haber Ajansı

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.